Haberler

İletişim : 0 332 342 14 44 E-mail: bilgi@ktb.org.tr      Tarih : 22.02.2018     Okunma Sayısı : 663

Türkiye Gençlik Kulüpleri Konfederasyonu tarafından düzenlenen ve Selçuk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen "%100 Yerli Üretim %100 Milli Düşünce" sempozyumu gerçekleştirildi. Etkinliğe; AK Parti Konya Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyon Başkanı Ziya Altunyaldız, S.Ü. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Okka, Konya Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çevik, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk ve Konya Sanayi Odası Meclis Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, Türkiye Gençlik Konfederasyonu Konya İl Başkanı Yasin Gündüz, çok sayıda misafir ve öğrenci katıldı.

Sempozyumda konuşan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyon Başkanı Ziya Altunyaldız milli ve yerli üretimin önemine vurgu yaparak, "Geçmişimizdeki zenginliğimizi geleceğimize transfer ederek yolumuzu çizmeliyiz. Bunun içinde ilk olarak yerli ve milli üretim konusunda ne istiyoruz, neredeyiz ve ne yapmalıyız planlamalıyız. Bizler yerli düşünüp küresel normlara-parametrelere göre çalışmalıyız. Ülkemizin yerli ve küresel düşüncesi ise 2023. Bu doğrultuda herkes her ne işte çalışıyor olursa olsun, işini en iyi yapmalıdır. Bunu yapacak olan ise milletimizin geleceği gençlerdir. Gençlerimiz ülkemizi ileriye taşıyacaktır" diye ifade etti.

Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Okka, " Yerli ve milli olmak bizim en büyük sloganımızı oluşturuyor. Bu doğrultuda üniversite olarak yerli ilaç formülü ve hem hayvan hem de hayvanlar için üretilecek olacak aşı merkezi konusunda çalışmalarımız sürüyor. Diğer yandan elektronik ve savunma sistemi ile ilgili de çalışmalarımız mevcut. Amacımız sanayiyi üniversite ile bir araya getirmek. Toplantının güzel sonuçları ortaya çıkarmasını diliyorum" diye konuştu.

Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, "Yerli üretim devreye girmesi ile birlikte Türkiye'de strateji olanakları da bir o kadar değişti. Uluslararası düzeyde hem kendi envanterimiz için hem de bu yerli ve milli üretim noktasında özellikle savunma sanayisinde dışarıya da üretim yapacak hale geleceğiz. Bunun en güzel örneği üretilen insansız hava araçları ile birlikte uluslararası istihbarat alanında haber alımını 10 yıl öncesiyle bugünü kıyasladığımızda artık daha kolay ve erişilebilir oldu. AR-GE anlamında üretimi yerlileştirdiğimiz takdirde stratejik anlamda psikolojik üstünlüğü de elimizde bulundururuz" dedi.

Sempozyumda söz alan Yönetim Kurulu Başkanımız Hüseyin Çevik ise konuşmasında şu sözlere yer verdi; Yerli ve milli üretimden rahatsız olanlara baktığımızda hepsinin Türkiye'nin gelişmesini istemeyen, bize hasmane davrananların olduğunu görürüz. Bu bile yerli ve milli üretimin bizim için ne kadar hayati bir konu olduğunu göstermeye yetmektedir. Yerli ve millilik sadece üretimde değil, hayatın tüm safhalarına; üretime, tüketime, siyasete, eğitime, dış politikaya, dilimize hayatın tüm safhalarınahakim olmalıdır.

Bugün dünyada en yüksek marka değerine sahip 10 firmadan 7'si, yüksek teknolojili sektörlerde faaliyet göstermektedir. Bütün bu örnekler, yüksek teknolojiye geçişin önemini bir kez daha kanıtlamaktadır. Türk halkının milli özgüvenini kırarak bizim yüksek teknolojili ürünleri üretemeyeceğimize inandırılmamız, yıllarca bu konularda atılıma geçmemize engel olmuştur. Buna neden olan en önemli etken de sosyal iletişim ve haberleşme araçlarının milli kültürümüzden ve tarihimizden uzaklaştırılacak şekilde bize karşı silah olarak kullanılmasıdır. Tarihimizi, kültürümüzü ve değerlerimizi unutmamız, milli özgüvenimizde zayıflamaya yol açmış, bu durum tarihte olduğu gibi günümüzde de büyük işler başarabileceğimiz gerçeğinin farkına varmamızı engellemiştir. Artık şunu net olarak biliyoruz ki, tüketen değil üreten toplum olmalıyız. 2018 her alanda milli ve yerli üretim için seferberlik yılı olmalıdır.

2002 yılında 1,8 milyar liralık Ar-Ge harcamamız olurken bugün 25 milyar lirayı geçmiştir. Güney Kore'nin Ar-Ge harcamaları milli gelirinin yüzde 4'ün üzerindedir. Biz ise harcamaları son 10 yılda 2 kat artırarak, binde 5'ten yüzde 1'ler seviyesine çıkardık. Bu başarıdır, ancak daha kat edilmesi gereken çok mesafeler olduğunu düşünüyorum.

Türkiye'nin ekonomisini güçlendirmek için genç nüfusunu milli üretebilir, milli tüketebilir hale getirmeliyiz.Bizim en büyük kaynağımız milli değerlere sahip özgüveni yüksek gençlerdir.Bilimde, teknolojide, bilim ve teknoloji ile kalkınabilen toplumların elinde olacak. İşte o geleceği bize gençler verecektir.

Dünya geneline baktığımızda kendi üretimini yapan, kendine yetebilen ülkeler her alanda bağımsız ülkelerdir. Sadece siyaset, eğitim ve diğer kurumların da güçlü olması bağımsızlık için yeterli değildir; ekonominin, milli üretimin de güçlü olması gerekir. Bizim temel hedefimiz de budur.

Son dönemde özellikle tarım ve hayvancılık alanında yaşanan yerlilik ve millilik bizleri gururlandırmaktadır. Ülkemiz geçmişten bu yan tarım ve hayvancılık ülkesidir. Altyapısı, şartları ve insanları buna uygundur; birikimleri ve değerleri vardır. Bizler tarım ve hayvancılık sektörü olarak yerli üretim ve milli ekonomi düşüncesiyle hareket etmekte, yatırımlarımızı da bu hedefte yoğunlaştırmaktayız. Son yıllarda tarım ve hayvancılık alanında oluşturulan yerlilik ve millilik politikaları yakın gelecekte meyvelerini verecektir.

Bizler yerli ve milli tarım ve tarımsal ticaret için kazan kazan anlayışı ile Elektronik Satış Salonumuzu, Lisanslı Depolarımızı, ELÜS işlem platformumuzu, Milli Tohum ve Gen Teknolojileri Vadisi Projemizi hayata geçirdik ve geçiriyoruz. Ürün İhtisas Borsası altyapısı ile inşallah ülkemizde kısa süreli fiyat dalgalanmalarının ve stoklama sorunlarının önüne geçeceğiz. Tarımsal ticareti Türk Ekonomisinin merkezine, ait olduğu yere inşallah tekrar konumlandıracağız. Türkiye'de üretip dünyaya satacağız. Yenilikleri uygulayıp değerlerimizi dünya pazarına sunacağız. Milli olana önce biz değer verecek daha sonra dünyada değer kazandıracağız. Ülke olarak sahip olduğumuz toprak, su, hava, üretim gücü, fiziksel ve kültürel değerlerimiz ile tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeten değil, bölgesini besleyen konumunda olmalıyız. Vatandaş olarak hepimiz milli şuur ve bilinçle işimizi yaparsak, üretirsek, katma değer sağlarsak tüm bunlar hayal değil.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Ülkemizde tasarlanabilecek, üretilebilecek hiçbir ürünü, yazılımı, sistemi acil durumlar haricinde kesinlikle dışarıdan hazır olarak almayacağız. Gerekirse daha çok zaman para harcayacak ama mutlaka kendi tasarımlarımızı geliştireceğiz" sözü ne kadar da anlamlı ve ders alınması gereken bir söz.

Program hatıra fotoğrafı çekimi ve hediye takdimlerinin ardından son buldu.

Diğer Haberler

Haber Arşivi

"Panik yapmayın, strese kapılmayın. Bu süreci birlikte aşacağız"

Kur ve faiz oyununa karşı Konya iş dünyasının mesaisi devam ediyor. Türkiye ekonomisinin yüksek kur ve yüksek faizle dizginlen ... Devamı

Konya iş dünyasından ekonomik saldırılara karşı ortak açıklama:

"Devletimizin arkasındayız. İnanıyoruz ki, güzel günler yine ülkemizin ufkundan doğacak"

Konya Ticaret Odası, Konya ... Devamı

Sakarya Ticaret Borsası Başkanı Adem Sarı ve beraberindeki heyet Konya Ticaret Borsası'nı (KTB) ziyaret etti. Ziyaret kapsamında konuk heyete, TOBB Ticaret Borsaları Konsey Başkanı ve KTB Başkanı ve H ... Devamı

Borsa İstanbul A.Ş. (BİST) Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, Borsamızı ziyaret etti.
BİST Başkanı Karadağ'a Borsamız Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çevik ve Genel Sekreterimiz Esat ... Devamı

İstanbul Sanayi Odası (İSO) 2017 yılı "İkinci 500" büyük kuruluşu açıkladı. 2017 yılı ilk 500 büyük kuruluş arasında 5 firma ile yer alan Konya, ikinci 500 büyük kuruluşların da açıklanması ile büyüme ... Devamı